26 Haziran 2013 Çarşamba

3 Sevil Atasoy - Yeraltındaki Melekler Yerüstündeki Şeytanlar



Adli Tıp ve suç-bilim uzmanı Sevil Atasoy’u çoğumuz Kanıt dizisi aracılığı ile tanımış olsa da vakti zamanında öyle olaylardan adından bahsedildi ki, günümüzde halen hazırladığı rapor konusunda yanlı yapıldığı düşünülmektedir. Olaydan bahsetmeyeceğim ama hatırlatmak babında 9 Temmuz 1998 Mısır Çarşısı/Pınar Selek olarak bakabilirsiniz.

Yeraltındaki Melekler, Yerüstündeki Şeytanlar diğer bir deyişle insan nasıl şeytanlaşır? Şeytan, melek kılığına nasıl girer? Sorularına cevap alabileceğiniz bir kitap olmuş. Bunların yanı sıra sizleri merak ettirecek öyle konulara değinmiş ki adeta okudukça etkisinde kalabilirsiniz. Ve eminim ki her kesime hitap edeceği olayları kalem almış.



Polisiye-gerilim severlerin yanı sıra Turgut Özal’ın ölüm sebebini ayrıntılarıyla karşılaşacaksınız. Polonyum, Sodyum, Kadmiyum, Amerikyum, DDT’lerin ne demek olduğunu ve Özal’ı zehirleyen ilaç bunlardan biri mi? sorusuna yanıt alırken bunca zaman sonra naaşının neden çürümediğini de anlayacaksınız. Katıldığı bir programda Turgut Özal için bu sorunun üzerinde durulmasından ötürü ‘değil 19, 119 yıl sonra da açılsaydı bozulmamış olabilirdi. Asıl ilginç olan bedeni konuşmak istiyor.’ Sözleriyle çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu. Kitaba dönersek oldukça detaylı ve kaynaklarıyla bize sunmuş.

Bir diğer ölüm ise Michael Jackson. Nasıl öldürüldüğünün yanı sıra çocukluğundan son ana kadar fiziki değişiklerinde sebeplerine yer vermiş. Ayrıca başka bir paylaştığı olay döngüsünde bahsettiği parafilik infantilizmle de Michael’e gönderme yaptığına tanık olacaksınız.


Benim gibi Dexter hayranı olanlar için güzel bir bölüme de yer vermiş. Dizinin konseptine değinecek olursam Miami Metro Polis departmanında kan sıçrama analizi olarak çalışan Dexter Morgan, geceleri seri katile dönüşen bir karakteri canlandırmaktadır. İzledikçe bir katili nasıl sevebilirsiniz yanıtını alabilirsiniz. Kitapta da Dexter’lar, Dexter olmak isteyenler, Dexter’a ilham verenler, Dexter’i neden seviyoruz? Gibi başlıklar altında inceleme yapmış.

Bunların yanı sıra Sherlock Holmes, müneccimler, ensest mağdurları, hapishanede yıllarca masum yatan insanlar ve daha nice öykülerde mevcut. Son 75 sayfası ise Kanıt dizisi severler için ayrılmış bölüm. Oldukça güzel ve bir o kadarda merak uyandıran sorularınızın yanıtı olacaktır.


Okurken oldukça keyif aldım. Polisiye severler kaçırmasın derim. Ayrıca inceleme alanında da çok güzel yerlere değinmiş.

Akıllara kazınan ve klişeşmiş sözüyle size veda ediyorum.

Unutmayın, kusursuz cinayet yoktur!


21 Haziran 2013 Cuma

7 Kitaplar ve Header Etkinliği



Yeni yıla girilmesiyle aldıklarımı, okuduklarımı paylaşamadım. Hepimizin hayat telaşı, yapması gereken işleri, sorumlulukları vs. derken bol kitaplı bir post hazırladım. İçlerinde geçtiğimiz ay’a kadar alınanlar vardır. Tek tip kitapların yanı sıra devam eden serilerden, sonradan öğrenmiş olduklarım ve bitenlerin haberini vereyim. Yakın zamanda onlarında yazısını gireceğim.





1- Sinan Akyüz ~ Şahika Feraye
2- Nihad Sâmi Banarlı ~ Türkçe’nin Sırları
3- Jean Paul Roux ~ Türklerin Tarihi
4- Oscar Wilde ~ Bütün Eserleri
5- Vladimir Bartol ~ Fedailerin Kalesi Alamut
6- Craig Silvey ~ Tanrı’nın Unutulan Çocukları
7- Sandy Tolan ~ Limon Ağacı
8- Arne Dahl ~ Ölümün Sesi
9- Sevil Atasoy ~ Yeraltındaki Melekler Yerüstündeki Şeytanlar
10- Fatih Akın ~ Sinema, Benim Memleketim
11- David S. Kidder / Noah D. Oppenheim ~ Entelektüelin Kutsal Kitabı


1- Murat Menteş ~ Ruhi Mücerret
2- Sinan Akyüz ~ İncir Kuşları
3- Dane Sherwood ~ Ölmeden Önce Yapmanız gereken 2001 Şey
4- Aslı Erdoğan ~ Kabuk Adam
5- Michael Ende ~ Momo
6- İskender Pala ~ İki Dirhem Bir Çekirdek
7- Yılmaz Şener ~ İnsan Tutulması
8- Grigoriy Petrov ~ Beyaz Zambaklar Ülkesinde
9- Aimee Carter ~ Tanrıçanın Savaşı
10- Sabahattin Ali ~ Kuyucaklı Yusuf
11- Bedia Ceylan Güzelce ~ 1473
12- Thomas Bouchet / Antoine Picon / Michele Riot-Sarcey ~ Ütopyalar Sözlüğü
13- Alexandra Cavelius ~ Leyla
14- Tess Gerritsen ~ Gölgesizlerin Tutkulu Dansı
15- Yusuf Akçura ~ Türkçülük


18 Haziran 2013 Salı

8 Gezi Fihrist




fotoğraf kaynak

Söze nasıl başlayacağım bilmiyorum. Yazmayalı epey bir zaman geçmiş. Malumunuz gündemimiz gezi parkı konusunda söyleyeceklerim bu sayfaya yeter mi bilinmez.

Siyasetin kalbinin attığı yerde yaşadığım ve gördüklerim konusunda alfabetik sıralama yapmak istesem;

(A)K P: 16.06.2013 İstanbul/ Kazlıçeşme Miting ’in de R.T.E’nin konuşmasını dinlemeyen kalmamıştır sanırım. Size burada miting konuşmalarından bahsetmeyeceğim ama katılan kişilerin yorumlarını muhakkak bulup, izleyin derim. Bugün edepten, hayâdan bahseden kesim kalkıp Erdoğan’ın bilmem neresinin kılıyım diyen zihniyetlere verilecek en güzel yanıt; herkes layık olduğu yeri seçer!

(B)İBER GAZI: Türkiye tarihinde en keyif (!) verici madde olarak kayıtlara geçmiştir. Hem de bedavadır. Kimse demesin ki ben tatmadım! 7’den 70’e dilimizde bir mâni; Biberi bal eyledik, meydanları dar eyledik… Uyuşturucu tüccarlarına, kara parayı aklayanlara, rüşvetçilere ve saymakla bitmeyenlerin alayına şak şak geçip, yeter artık diyen halkın fenomeni olmuştur. Kimilerininse yer yer mizah zekalarına zirve yaptıran tescilli festival ürünüdür.

(C)HAPULLING: Çapuling de olur, Çapulcu da olur! Olurda olur yani. Niye olmasın ki? Bugün Türkiye Boşbakanı çıkıp diyor da yalan mı diyor (!) ? Hatta olayı evrensele taşırsak; Almanca: Chapullieren, Fransızca: Chapuller, İsponyalca: Chapullar, İtalyanca: Chapullare, Rusca: Chapulski, Yunanca: Chapuliki ya sizin ki? :)

(Ç) ARŞI: Size şu kadarını söyleyebilirim ki benim gibi doğuştan GS’li olup, ne olursa olsun asla takımımdan vazgeçmem diyen arkadaşım artık BJK’li olup, Çarşı taraftarı olmuştur. Öyle bir bütünlük sağladılar ki ezeli rakip GS ile FB’yi bir araya getirdiler. Yüzyıl geçse de aynı karede asla göremeyeceğimiz olaylara tanık olurken, bu denli taraftar, sporcu ruhu adına yaptıkları takdire şayandır.

(D)İRENİŞ: Başka ne olacaktı? Bir deyimle diriliş diyebilirim. Bunu yazınca sizin de aklınıza Tolstoy’un romanı geldi mi? Okuyanlar beni daha iyi anlayacaklardır. Konu bakımından aynı olmasa da bizim için kitap’ın epiloğu önemlidir. Eğer R.T.E ‘de vicdan olsaydı, bütün bunlara sebep olmazdı. Ayrıca başı çeken Twitter olsa da birçok sosyal ağlarda, pankartlarda, sokaklarda #diren ile başlayan birçok etikete konu olmuştur.

(E)HLİ MÜSLİM: Kendilerini bu şekilde tanımlayıp, Yaratılanı Yaradan’dan ötürü severlermiş! O zaman hiç çekinmeden sormak lazım. İzmirliler gavur, işçiler provokatör, eczacılar sahtekar, doktorlar tüccar, avukatlar zanlı, şehitler kelle, türbansız kadın perdesiz ev vs. vs.

(F)OSFORLU KEDİ GÖZÜ: An itibari ile Fosforlu Cevriye şarkısını çevirdim. Ayrıca boşuna fosforlu kedi gözü denmemiş. Tespiti kim yaptıysa kesin bu şarkıyı bilen er kişi ilan ediyorum. Necati Şaşmaz’ın acil acil değil de, çabuk çabuk sözünden esinlendiğinin kanıtıdır. Çünkü more; daha çabuk, daha ziyade, daha çok anlamlarına tekabül ediyor.

Taksim’de eylem var eylem var
Amaann polisde, biber gazı var
Gözlerinden bellidir polatım
Sende ki sevda kurtlar vadisi
Morede fosforlum, kedi gözlüm 


Bu sitede kullanılan tüm fikir,içerik ve fotoğrafların izinsiz kullanılması 5486 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına göre suç sayılmaktadır.