10 Ağustos 2012 Cuma

10 Sabahattin Ali - Kürk Mantolu Madonna


Sabahattin Ali ~ Kürk Mantolu Madonna
Arka Kapak;
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum."

Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.
Fotoğraf ve Arka kapak: D&R
 
Sabahattin Ali’yi duymayanımız yoktur. Bir yerlerde hep karşıma çıkıp, okumakta ertelediğim bir yazardı. Okuduktan sonra anladım ki geç kalmışım. Bence Türk Edebiyatına önemli bir eser kazandırmış.

Dili çok akıcı, betimlemeler çok iyiydi. Günümüzde yaşanılan duyguların ne kadar sahte, gerçek sevmenin ne olduğunu, eskilerde nasıl bir duyguyla, tutkuyla yaşandığını hissettiriyor.

 Yaşanılan aşkın karşılıklı olmasına rağmen umutsuz kalması ve bir o kadar da uzak olması… Aşk’a karşı inancını kaybedenin ve elinden inanma yetisinin alınanın öyküsü… Kafamızda oluşan acabaların, peşimizi bırakmayan güvensizliklerin kitabıdır. Sizde kazanmaya bu kadar yaklaşmışken kaybettiyseniz, hikâyede kendinizi bulacaksınız.Deyim yerindeyse bir kaybediliş ancak bu kadar güzel anlatılır.

Okurken ruhunuza dokunduğunu hissedeceksiniz. Ûslup ve gözlemler çok başarılıydı. Sizde benim gibi eski Türkçe’ den hoşlanıyorsanız, daha bir zevk verecektir. Henüz okumadıysanız muhakkak okumalısınız, hatta okutmalısınız. Zira büyük bir kayıp olacaktır. Mutlaka almalısınız. Yoksa döverim sizi (!) :)
Kalem Darbesi

 

10 yorum :

  1. Okudum, okutuyorum da:)
    Geçenlerde bir kitaplaşma etkinliğinde eşleştiğimiz arkadaşa gönderdim okusun diye:)

    Bu arada Ankara buluşması yapıyoruz, küçük bir grup olarak. Kesin gel, tamam mı?
    Detaylar blogumda..

    YanıtlaSil
  2. Tebrikler o zaman, çok güzel düşünmüşsün. :)Eminim o arkadaşta memnun kalacaktır.

    Tamam bakıyorum. :)

    YanıtlaSil
  3. kitabı aldım ama hala okuyamadım... en kısa zamanda inşallah..

    YanıtlaSil
  4. Beeeen okuduuuuuuuuuuuuuuuuum sayende

    YanıtlaSil
  5. Vesile olduysam ne mutlu bana.İlginiz için teşekkür ederim Seyyah Hanım.

    YanıtlaSil
  6. Bu kitabı okumayanı dövüyorlar hakikaten:) ama ben de hala okumadım:) tanıtım güzel olmuş eline sağlık

    YanıtlaSil
  7. Geciktirme derim. :)
    Teşekkür ederim, merakla postunu bekliyorum.:)

    YanıtlaSil
  8. Ben okumuştum birkaç ay önce, hala aklıma geldikçe kederleniyorum.
    çok harika bir dili vardı, içinde birçok bilmediğim kelime olmasına rağmen aktı gitti. :) betimlemeler çok iyiydi. ondan sonra Sabahattin Ali'nin 'Kuyucaklı Yusuf'unu okudum. Dönemin anlayışı beni şaşırtmıştı.
    Rivayetlere göre Sabahattin Ali öldüğünde cabinde bir not bulurlar ve şöyle yazarmış: ''Maria Puder ölmedi''
    Başlığım da ordan geliyor :))

    YanıtlaSil
  9. Kesinlikle, haklısın canım.Dili, aktarımı süperdi.Yukarda belirttiğim gibi eski Türkçe kullanması, benim gibi sevenlere çok iyi olmuş.Kuyucaklı Yusuf'u duydum ama henüz ne aldım ne okudum diyebilirim.Listeye almak lazım o zaman.:)

    YanıtlaSil

Bu sitede kullanılan tüm fikir,içerik ve fotoğrafların izinsiz kullanılması 5486 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına göre suç sayılmaktadır.