26 Temmuz 2012 Perşembe

0 Can Dündar - Yarim Haziran


Can Dündar ~ Yarim Haziran
Arka Kapak;
Bu kitapta toplandı "en sevdiklerim"...
Kâh bir haziran telaşında kâh kış güneşi altında; ya bir nehir kenarında ya dolunay sağanağında karalanmış satırlar bunlar... Kiminde eski bir resim, kiminde gizli bir hüzün, çoğunda içten bir söz ama hepsinde benden bir iz; içimi ısıtan aşklar, özlediğim telaşlar, kaybettiğim yoldaşlar, yitirdiklerimin ardından dökülmüş yaşlar var...
 
Can Dündar, en kişisel kitabı olarak gördüğü Yârim Haziran'da doğanın ve ruhumuzun dört iklimini dillendiriyor ama adından da anlaşılacağı gibi tutkuyla... Umutlu olmaktan, hayatın sürprizlerini de, şeytanın dediklerini de kucaklamaktan geri duramıyor.
 
Zira ilk öpücük heyecanından, yaşamın başıboş bir dere gibi akıp gitmesinin verdiği hüzne kadar uzanıyor bu yazılar...
Pastırma yazıyla birden bastıran tipiye, "gelecekse gelsin artık sonbahar" ile "hiç bitmese şu yaz" arasında sıkışıp kalmış ruh halimize tercüman oluyor; kimi zaman dünyanın uğultusunu kimi zaman içimizdeki sessizliği anlatıyor Can Dündar. 
 
Kısacası, süresini ve yörüngesini bilmeden çıktığımız hayat yolculuğuna düşülmüş içten ve sıcak notlar; hayat yolunda yüreğimize vuran ayazlar, çöl rüzgârları ve meltemler var bu kitapta... 
 
İçten geldiği gibi yazılmış, uçarı, satırlarına sığmayan, sayfalarından taşan bir kitap Yârim Haziran...
Tıpkı dalında patlamayı bekleyen bir tomurcuk gibi...

 Fotoğraf ve Arka kapak: D&R
Bana göre Aşk’ın kalemini kıran ikinci üstattır. O buğulu sesiyle bizleri kendisine hayran bırakan yazar,  üslubu sayesinde kitap akıp gidiyor. Türkçeyi öylesine duygularıyla birleştirmiş ki, bir solukta bitiyor. Zaman zaman hepimiz pesimist düşüncelere kapılırız. Böyle anlarda alın elinize bir Can Dündar kitabı ya da seslendirdiği bir şiiri dinleyin, bakın hayâl aleminiz nasıl değişecek.

Kitap birçok hikâyeden oluşmaktadır. Her okuduğunuz karşısında durup,  düşünce yolculuğu yapıyorsunuz. Değinmek istediğim diğer konu ise, önsöz. Bence bir kitabın önsözü, evin anahtarı gibidir. Belki de çoğumuz bu bölümü atlayıp, direkt okumaya başlıyoruz. Gerçi öyle kitaplar var ki son-söz gibi önsöz olarak karşımıza çıkıyor. İşte size Yarim Haziran’ın önsözü;

Kiminde eski bir resim, kiminde gizli bir hüzün, çoğunda içten bir söz, ama hepsinde benden bir iz var; içimi ısıtan aşklar, özlediğim telaşlar, kaybettiğim yoldaşlar, yitirdiklerimin ardından dökülmüş yaşlar var.
Biliyorum bir tür duygusal teşhircilik bu yaptığım; lakin yine biliyorum ki, paylaşıldıkça güzelleşir anılar; ve hafifler acılar…
Bu yüzden, Yarim Haziran’ı transparan bir elbise gibi giyiyorum üstüme. İçimi görenler, içini açabilsinler diye…
Sevgiyle

Ayrıca Haziran doğumlu iseniz kesinlikle okumalısınız. Mart doğumlu olarak çok kıskandım.  :) Tabi ki ay’la sınırlı kalmayıp; aşk’a, martılara o kadar güzel kelimeler giydirmiş ki hayran kalmamak elde değil. 
Kalem Darbesi
 

Hiç yorum yok :

Bu sitede kullanılan tüm fikir,içerik ve fotoğrafların izinsiz kullanılması 5486 sayılı fikir ve sanat eserleri yasasına göre suç sayılmaktadır.